Friday, 9 September 2011

Sevgilim İskender!

En sevdiyim türk şairlerinden biri küçük İskenderdir.

İskender tamam ayrı bir insandır, tamam ferqlidir. Onun dünyaya baxışı, onun tesirlendiyi şeyler çox daha ferqlidir.

Meselen, İskenderin bu yaxinlarda tenqidçiler Semih Gümüş ve Ömer Türkeş ile birlikde bir görüş kecirib. Görüşden maraqlı bir nece meqamı paylaşmaq isteyirem:

"Bir seferinde Taksim’e doğru yürürken bir kedi ölüsü gördüm. Çevresine toplanan köpekler kediyi kokluyorlardı. Ama çok mutsuzlardı. Onları “düşman” diye algılıyoruz ama aslında oyun arkadaşları ölmüştü. Kedi ölürse, köpekler oyun arkadaşını kaybeder. Hayatın içine yayılmış bu cilveyi hissetmeye başlayınca hem mutsuz oldum hem kafam açıldı. Şairlerin romancılardan ayrıldığı en önemli nokta bu; kafalarının açılması. Algı açıldıkça şiir de hayat da zorlaşıyor.”

Bu insanı sevmeye davam edirem. Adi bir sehneden ne anlamlar çıxarır.

İskender çox hissiyyatlıdır, o, sizin, menim yanından ötüb keçdiyimiz şeylere daha çox diqqet yetirir.

Bezen İskendere “Benzer şiirlerin şairi” deyirler. Bezen mene de ele gelir ki, İskender tekrarcidi. sevdiyim Okan Bayülgenin de artıq özunu tekrarladigini dusunurem, bezen Teomanin da. Hetta Teomanin son albomunu yazdim, musiqini buraxdı deye heç dinlemedim de. Çünki o dedi ki, menim daha deyilecek sozum, anladilacaq hekayem qalmayib. Eger anladicalaq heç neyi yoxdursa, demek son albom da heçnedir.

He, İskender ise tekrarçılıq iddialarinin qarşında eyilmir, eksine hamini günahkar çıxarır. Buna deyerem, möhkem insan!

“Bunu yapıyorsak halk anlamamış demektir, ben de anlatamamışımdır. ‘Seni seviyorum’ dediğimde anlatamadıysam, yine söylerim. O yüzden dönüp dolaşıp aşk şiirleri, sol şiirler yazıyoruz. Çünkü halk da bunu kabul etmiyor, öğrenmiyor. Yaşadığımız ülkenin koşulları bunu gerektiriyor. Bazen yönetmenler için de söyleniyor, ‘filmleri hep aynı’ deniyor. Dünya algılasa adam ya yeni bir şey çekecek ya da film çekmeyi bırakacak belki… Kısacası farklı üsluplarla da olsa aynı şeyi söylüyorsam derdime derman bulamamışım, sıkıntım geçmemiş demektir”.

Mence, tekrarciliq demek sadece şadligından şitlik etmekdir. Çünki tekrarçı dediyimiz insanlardan ekseriyyeti sağdır. Men şexsen Cemal Süreyyanın, Can Yücelin tekrarçılıqlarını hiss etmemisem. Ona göre ki, onların şeirleri artıq elenib bu gune gelib. Yeni heçne yoxdur. Amma İskender günde bir şeir yazır, bezileri tekrar olur, bezileri yeni. Zamanla onlar elenecek, daha yaxşıları tarixde qalacaq. Onda demeyecekler, İskender tekrarçıdır.

Neyse.

Çox uzun ve cansıxıcı yazı oldu. Sadece İskenderi sevdiyimi demek isteyirdim.

0 comments:

Post a Comment